2009 Temmuz'da Tülin Kozikoğlu'dan bana bir mektup (mail) geldi. Hep kendi masallarımı çizmiştim. Hiç bir yazarın kitabını resimlemek gibi bir isteğim olmamıştı. Hikayeleri sevdim ve içimden resimlemek geldi. Foli'nin en oyuncaklı sahnesini çizdim ilk. Sonra Lili'nin diğer çocukları onun arkasından hoplayıp zıpladılar. Sevdim Lili ve Yedi çocuğunu; Dali'nin her yere resim yapmasını, Foli'nin gökkuşağını, Veli'nin hayvanlar karşısındaki şaşkınlığını, Loli'nin kıskançlığına kendiliğinden çözüm bulmasını, Mali'nin televizyon tutkusunun mutlu sonla bitmesini, Ali'nin oyuncaklarını uyutacak kadar inadına rağmen her şeyin kendiliğinden çözülmesini, dondurma delisi Peli'yi ve Lili'nin Peli yemek yesin diye garip icatlar peşinde bir anne olmasını. Lili ve Yedi Çocuğu hep vardılar sanki; uzun uzun düşünmedim tipleri nasıl olsun diye bir anda ortaya çıkıverdiler. Beni en çok mutlu eden, çocukların çizdiklerini kitaplarımıza koymamın aklıma gelmesiydi. Hayranım çocukların çizdiği resimlere. Loli'nin hikayesini çizerken bir anda Pelinsu'nun çizdiği koyun aklıma geldi ve Loli'nin rüyasına giriverdi. Pelinsu uçan bir koyun çizmişti ve buluttan buluta uçan bir koyun harika olacaktı. Zeynep Doğa'nınkiler Ali'nin kitaplarında ne güzel olur diye düşündüm. Doğa benim için bir resim çizmişti yıllar önce, harika olacaktı Ali'nin okuduğu kitapta. Hem çocuk kitaplarını çizerken o çocukların okuduğu kitaplarda çocukların çizimlerinin olması benim için mutluluk vericiydi. Bu fikri bulduğum için çok heyecanlandım vee Itır'dan yeni yeni çizimler istedim, Veli'nin okuduğu kitabın kapağına yerleştirmek için. Sonra da Mali'nin giydiği tişörte Itır'ın kurbağasını koymak geldi içimden. 2009 Ekim'de İletişim yayınevi'ne Bahar Siber'e gitti Lili ve Yedi Çocuğu. Ve 2010'da Kirpi ile arkadaş oldular. İletişim yayınevinin kirpisi ile çocukların hayatına girmeleri ne güzel oldu.

http://banutaylan.com
İletişim Yayınları